# Büyücülük Folkloru Nedir? Mağdur, Fail ve İnanç Süreci

- Bağlantı: https://zeyneleroglu.com/buyuler/buyuculuk-folkloru/
- Yayımlanma: 2026-08-05T13:38:35+03:00
- Yazar: Zeynel Eroğlu

Büyücülük folkloru nedir? Doç. Dr. Adil Çelik ve Şifanur Samur’un Sivas ve çevresinde
81 kaynak kişiyle yürüttüğü iki yıllık saha araştırmasına göre, büyücülük; büyücünün
davranış kalıplarını, büyü ile uğraşan kişilere yönelik toplumsal stigmaları, büyü
etrafında oluşan inançları ve büyü nesnelerine yüklenen sembolik anlamları kapsayan
bir halk bilgisi alanıdır.

Araştırmacılara göre büyü mağdurlarının çoğunluğunu kadınlar oluşturur ve bu kişiler
genellikle evlilik sorunları, aile içi huzursuzluk veya açıklanamayan hastalıklar
nedeniyle büyüye maruz kaldıklarını düşünür.

Büyü yaptıranlar ise çoğunlukla yakın ilişkilerde kontrol kaybı yaşayan ve bu kaybı
metafizik yollarla telafi etmeye çalışan bireylerdir.

Tarihsel açıdan bakıldığında büyüye inanma süreci genellikle ani ve açıklanamayan
kişisel krizlerle tetiklenir; evde bulunan muska, iğneli sabun gibi gizemli nesneler
ise şüpheyi inanca dönüştürür.

Bu durumun 3 temel nedeni; tıbbın açıklayamadığı rahatsızlıklar, yakın ilişkilerdeki
ani bozulmalar ve dışarıdan gelen “uzman” teyitleridir.

Özetle, bu yazıda 2025 yılında yayımlanan güncel bir saha araştırmasına dayanarak
büyücülük folklorunu, mağdur-fail profillerini ve büyüye inanma sürecini ele alıyoruz.

## Büyücülük Folkloru Nedir?

**Büyücülük folkloru**, büyü pratikleri etrafında oluşan halk bilgisini ifade eden
bir kavramdır. Büyücünün davranış kalıpları, büyü ile uğraşan kişilerle ilgili toplumsal
stigmalar, büyü etrafında oluşan inançlar ve büyü yapımında kullanılan nesnelere
yüklenen sembolik anlamlar, bu kavramsallaştırmanın kapsamına girer.

TDV İslam Ansiklopedisi’ndeki [“Sihir” maddesine](https://islamansiklopedisi.org.tr/sihir)
göre büyü, doğaüstü güçlerden yararlanarak olağanüstü sonuçlar elde etme iddiasına
dayanan uygulamaların genel adıdır.

Büyücülük folkloru araştırmaları, büyünün gerçekliğini sorgulamaktan çok, ona duyulan
inancın toplumsal işlevlerini ve bireyler üzerindeki psikososyal etkilerini anlamayı
amaçlar.

Halkbilimciler bu alanı incelerken genellikle üç eksene odaklanır: inancın kökeni,
inancın toplumsal aktörleri (mağdur, fail, aracı) ve inancın günlük yaşamdaki somut
yansımaları. Bu üçlü çerçeve, büyücülük folklorunu yalnızca bir batıl inanç kataloğu
olmaktan çıkarıp, canlı bir sosyal olgu olarak incelemeyi mümkün kılar.

Çelik ve Samur’un (2025) [büyü](https://zeyneleroglu.com/buyuler/buyu-nedir/) üzerine
yürüttüğü saha araştırması, Sivas ve çevresinde 81 kaynak kişiyle yapılan mülakatlara
ve büyü yapılan ortamlarda gerçekleştirilen etnografik gözlemlere dayanır.

Kaynak kişilerin 10’u büyücü/hoca, geri kalanı ise kendilerine büyü yaptırıldığını
düşünen ya da başkalarına büyü yaptırmak amacıyla büyücülere başvuran kişilerden
oluşmaktadır.

**Konunun uzmanlarına göre** büyücülük suçlaması evrensel bir antropolojik örüntüdür;
benzer dinamiklere Afrika, Latin Amerika ve Avrupa’nın erken modern dönem medeniyetlerinde
de rastlanır.

Her toplumda büyü suçlaması, genellikle açıklanamayan bir talihsizliği toplumsal
bir “fail” üzerinden anlamlandırma ihtiyacından doğar; bu da **büyücülük folklorunun**
tek bir coğrafyaya özgü olmayan, insanlığın ortak ve evrensel bir başa çıkma mekanizması
olduğunu gösterir.

![Büyücülük folklorunda büyü mağdurlarını simgeleyen elde tutulan bir muska](https://
zeyneleroglu.com/wp-content/uploads/2026/08/muskalar.jpg "Büyücülük Folkloru Nedir?
Mağdur, Fail ve İnanç Süreci 1")

Bu görsel, saha araştırmasında öne çıkan büyü mağduru deneyimini simgeler.

_Araştırmacılara göre_ büyü mağdurlarının deneyimlerinde çaresizlik ve “medikal 
boşluk” teması merkezi bir yer tutar; tıbbın açıklayamadığı kronik halsizlik, nedensiz
ağrılar veya psikolojik çöküntüler, kişiyi görünmeyen bir açıklama arayışına iter.

Suçlanan aktörlerin yaklaşık %80’i aile içinden (kaynana, gelin, kardeş) veya eski
sevgililerdir. Bu oran, büyü suçlamalarının çoğunlukla yabancılara değil, en yakın
ilişki çevresine yöneldiğini gösterir; bu da _güven ile şüphenin_ bu tür anlatılarda
ne denli derin ve iç içe geçtiğine açıkça işaret eder.

📖 Türkiye'de Medyum Olmak kitabımızı satın almak ister misiniz?[Satın Al](https://zeyneleroglu.com/magaza/)

### Büyü Mağdurları ve Büyü Yaptıranlar Kimlerdir?

Araştırmaya göre büyü mağdurlarının çoğunluğunu kadınlar oluşturur ve bu kişiler
genellikle evlilik sorunları, aile içi huzursuzluk, çocuk sağlığı veya açıklanamayan
hastalık/halsizlik şikâyetleri nedeniyle büyüye maruz kaldıklarını düşünmektedir.

Erkekler ise daha çok işlerinin kötü gitmesi, kazalar, “cin musallatı” düşüncesi
veya başarılarının engellenmesi gibi durumlarda büyüyü sebep olarak görmektedir.

Demografik olarak vakaların büyük kısmı kırsal kökenli veya kırsal-kentsel geçiş
yaşayan, orta ve alt gelir grubuna mensup bireylerden oluşurken, kentsel ortamlarda
yaşayan ve üniversite eğitimli kişilerde de kısmen büyü inancı görülebilmektedir.

Büyü yaptıranların profili ise farklı bir tablo çizer: çoğunlukla yakın ilişkilerde
kontrol kaybı yaşayan ve bu kaybı metafizik yollarla telafi etmeye çalışan bireylerdir.
En belirgin grubu, duygusal veya ailevi ilişkilerde tahakküm kurma ihtiyacı duyan
kişiler oluşturur.

Araştırmadaki bir kaynak kişi, büyü yaptırma amacını “sadece benimle ilgilensin”
ifadesiyle özetlemiştir. Araştırmacılara göre büyü yaptıranların toplumsal algısı
ikircikli bir tablo çizer: bir yandan bu eylem “kıskançlık” gibi insani zaaflara
bağlanarak kısmen normalleştirilirken, diğer yandan büyü yaptıranlar ahlaki bir 
şüphe ve potansiyel tehlike kaynağı olarak görülür.

Mağdur ve fail profilleri, motivasyon ve toplumsal algı bakımından belirgin biçimde
ayrışır. Aşağıdaki tablo bu farkları özetler.

#### Büyü Mağduru ve Büyü Yaptıran Profillerinin Karşılaştırması

| Özellik | Büyü Mağduru | Büyü Yaptıran | 
| Cinsiyet ağırlığı | Çoğunlukla kadın | Her iki cinsiyette görülür | 
| Temel motivasyon | Açıklanamayan kriz/rahatsızlık | Kontrol kaybını telafi etme | 
| Şüphelenilen aktör | Aile içi, eski partner | — | 
| Toplumsal algı | Şefkat, “kurban” konumu | İkircikli, kısmen ahlaki şüphe |

Bu tablo, saha araştırmasının iki profili nasıl net bir biçimde birbirinden ayırdığını
gösterir. Araştırmacılar, bu iki profilin genellikle birbirini karşılıklı olarak
beslediğini de vurgular: bir tarafın “mağdur” konumu, diğer tarafın “fail” olarak
damgalanmasını meşrulaştıran, kendi kendini sürekli besleyen kapalı bir anlatı döngüsü
yaratır ve bu döngü zamanla kırılması güç hâle gelir.

![Büyücülük folklorunda kullanılan geleneksel nesneleri simgeleyen kapıdaki bitki
demeti](https://zeyneleroglu.com/wp-content/uploads/2026/08/buyuculukte-kullanilan-
bitkiler.jpg "Büyücülük Folkloru Nedir? Mağdur, Fail ve İnanç Süreci 2")

### Büyüye İnanma Süreci Nasıl İşler?

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, bireylerin büyüye inanma sürecinin
genellikle ani ve açıklanamayan kişisel krizlerle tetiklenmesidir.

Bu süreç çoğunlukla tıbbi olarak teşhis edilemeyen rahatsızlıklarla başlar: sürekli
halsizlik, nedensiz ağrılar, ani hastalıklar veya açıklanamayan psikolojik değişimler.
Hekimlerin bu şikâyetlere bir teşhis koyamaması, bireyleri alternatif açıklamalar
aramaya iter ve büyü şüphesini güçlendirir.

İkinci tetikleyici, kişisel ilişkilerdeki dramatik ve anlaşılmaz bozulmalardır. 
Eşin aniden soğuk veya ilgisiz davranmaya başlaması gibi durumlar, çoğu zaman “dışarıdan
bir müdahale” olarak değerlendirilen büyü ile açıklanır. Somut ve gizemli bulgular
ise şüpheyi doğrudan inanca dönüştüren en güçlü etkendir: evde veya kişisel eşyalarda
aniden ortaya çıkan, doğal yollarla açıklanamayan nesneler (iğneli sabun, düğümlü
ip, açıklanamayan leke) bireyleri derinden sarsar.

TDV İslam Ansiklopedisi’ndeki [“Muska” maddesine](https://islamansiklopedisi.org.tr/muska)
göre bu tür nesnelerin halk inancındaki yeri, İslami çerçevede tartışmalı bir konumdadır.
Dışarıdan gelen teyit ve yönlendirmeler de inanç sürecinde kritik rol oynar.

Falcıların, komşuların veya tanıdıkların sözlü uyarıları ilk şüpheyi ateşlerken,
birden fazla “uzmanın” aynı teşhisi koyması şüpheyi neredeyse kesin bir inanca dönüştürür.
En önemli çıkarım şudur: büyüye inanma, tek bir andan çok; tıbbi belirsizlik, ilişkisel
kriz ve sosyal teyidin art arda gelmesiyle şekillenen kademeli bir süreçtir.

Araştırmacılar bu süreci bir tür “anlam arayışı” olarak da yorumlar: birey, kontrol
edemediği bir durumu açıklayabilecek bir çerçeve bulduğunda, bu çerçeveyi hızla 
ve kararlılıkla benimser. Bu psikolojik mekanizma, yalnızca büyü inancına özgü değildir;
komplo teorileri ve bazı alternatif tıp uygulamalarına duyulan inançta da benzer
bir örüntü gözlemlenir.

Kaynak kişilerden biri, bu süreci “önce inanmıyordum, ama üç kişi aynı şeyi söyleyince
inanmamak elde değildi” sözleriyle özetlemiştir. Bu ifade, sosyal teyidin bireysel
şüpheciliği nasıl aşındırabileceğini çarpıcı biçimde gösterir.

Araştırmacılar bu dinamiği “toplumsal doğrulama etkisi” olarak tanımlar; bir inanç
ne kadar çok kişi tarafından art arda tekrarlanırsa, bireyin ona direnme kapasitesi
de o ölçüde hızla ve gözle görülür biçimde azalır ve sonunda neredeyse tamamen ortadan
kalkar.

#### Büyüye İnanma Sürecindeki Temel Tetikleyiciler

 * Tıbbi olarak açıklanamayan rahatsızlıklar (halsizlik, nedensiz ağrılar)
 * Kişisel ilişkilerdeki ani ve dramatik bozulmalar
 * Evde veya eşyalarda bulunan gizemli, açıklanamayan nesneler
 * Falcı, komşu veya tanıdıklardan gelen sözlü uyarılar
 * Birden fazla “uzmanın” aynı teşhisi koyması

**Bu Durumun 3 Temel Nedeni**

Bu durumun 3 temel nedeni şunlardır:

 * Tıbbın açıklayamadığı rahatsızlıklar; modern tıbbın teşhis koyamadığı fiziksel
   veya ruhsal şikâyetler, bireyleri alternatif açıklamalara yöneltir.
 * Yakın ilişkilerdeki ani bozulmalar; eşin veya yakın çevrenin davranışlarındaki
   anlaşılmaz değişiklikler, “dışarıdan bir müdahale” fikrini besler.
 * Dışarıdan gelen uzman teyitleri; falcı, medyum veya hocaların birbirini teyit
   eden söylemleri, şüpheyi kesin bir inanca dönüştürür.

##### Büyücülük Folkloru Konusunda Kaynakça ve Daha Fazla Bilgi

Bu makalede aktarılan saha bulguları, Doç. Dr. Adil Çelik ve Şifanur Samur’un “Büyücülük
Folkloru” başlıklı makalesine (Folklor Akademi Dergisi, Cilt 8, Sayı 4, 2025, s.
1061-1079) dayanmaktadır. Araştırma, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Etik Kurulu onayıyla
yürütülen ve yaklaşık iki yıl süren, 81 kaynak kişiyle yapılan mülakat ve gözlemlere
dayanan bir saha çalışmasıdır.

Konuyla ilgili doğrulanabilir dış kaynaklar arasında şunlar sayılabilir: büyünün
tanımı için TDV İslam Ansiklopedisi’nin [“Sihir”](https://islamansiklopedisi.org.tr/sihir)
maddesi; muska geleneği için aynı ansiklopedinin [“Muska”](https://islamansiklopedisi.org.tr/muska)
maddesi; büyü-cadılık ayrımı için Vikipedi’nin [“Cadılık”](https://tr.wikipedia.org/wiki/Cad%C4%B1l%C4%B1k)
maddesi; muskanın tarihsel gelişimi üzerine akademik bir örnek olarak da Veysel 
Sarı ve Hasan Ali Şahin’in [DergiPark üzerinde yayımlanan makalesi](https://dergipark.org.tr/en/pub/yazit/article/1417020).

Bu makalede aktarılan yorumlar, ilgili araştırmacıların akademik değerlendirmeleridir;
kesin bir bilimsel ya da dinî hüküm niteliği taşımaz.

Ayrıca büyücülük ve halk inançları alanındaki klasik antropolojik çalışmalardan 
Edward Evans-Pritchard’ın “Witchcraft, Oracles and Magic Among the Azande” (1937)
adlı eseri, büyü inancının toplumsal işlevini anlamak isteyen okuyucular için karşılaştırmalı
bir perspektif sunar.

Araştırmacıya göre bu tür karşılaştırmalı çalışmalar, Anadolu’daki büyücülük folklorunun
evrensel bir insan davranışı örüntüsünün yerel bir tezahürü olduğunu görmeyi kolaylaştırır.

Bu konuya ilgi duyan okuyucular, sitemizdeki [büyüler](https://zeyneleroglu.com/category/buyuler/)
kategorisi altındaki [kara büyü](https://zeyneleroglu.com/buyuler/kara-buyu-nedir/)
yazısına göz atabilir. Konunun saha gözlemlerine dayanan geniş bir değerlendirmesi
için ise Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu’nun kırk yılı aşan gözlemlerini içeren 
[“Türkiye’de Medyum Olmak”](https://zeyneleroglu.com/medyum-olmak/turkiyede-medyum-olmak/)
adlı esere göz atılabilir.

Aynı içerik kümesindeki diğer incelemelerimizden [Atasözleri ve Deyimlerde Nazar İnancı Nasıl Yansır?](https://zeyneleroglu.com/semboller/atasozlerinde-deyimlerde-nazar/),
[Cin Çarpması Halk Anlatılarında Nasıl Anlatılır?](https://zeyneleroglu.com/cinler/cin-carpmasi-nedenleri/),
[Cin ve Peri Nedir? Halk İnancı ve Dinî Kaynaklardaki Yeri](https://zeyneleroglu.com/cinler/cin-ve-peri-nedir/),
[Falnâme Nedir? Edebi Bir Tür Olarak Kur’an Falı Geleneği](https://zeyneleroglu.com/fallar/falname-nedir/)
ve [Nazar Boncuğunun Tarihi ve Sembolik Anlamı Nedir?](https://zeyneleroglu.com/inanclar/nazar-boncugunun-tarihi-ve-sembolik-anlami/)
başlıklı yazılarımız da bu konuya ilgi duyan okuyucular için faydalı olabilir.

> “Büyüyle insanlar, insanların kader çizgisiyle oynuyor ama kader çizgisini Allah
> yazmış” — Çelik ve Samur’un (2025) saha araştırmasında yer alan bir kaynak kişi
> ifadesi (KK1)

---

##### Sık Sorulan Sorular

###### Büyücülük folkloru nedir?

Büyücülük folkloru, büyücünün davranış kalıplarını, büyü ile uğraşan kişilere yönelik
toplumsal stigmaları, büyü etrafında oluşan inançları ve büyü nesnelerine yüklenen
sembolik anlamları kapsayan bir halk bilgisi alanıdır.

###### Büyü mağdurları genellikle kimlerdir?

Saha araştırmasına göre büyü mağdurlarının çoğunluğunu kadınlar oluşturur; bu kişiler
genellikle evlilik sorunları, aile içi huzursuzluk veya açıklanamayan hastalıklar
nedeniyle büyüye maruz kaldıklarını düşünmektedir.

###### Büyüye inanma süreci nasıl başlar?

Araştırmacılara göre bu süreç genellikle tıbbi olarak açıklanamayan bir rahatsızlık
veya kişisel ilişkilerdeki ani bir bozulmayla başlar; evde bulunan gizemli nesneler
ve dışarıdan gelen uzman teyitleri şüpheyi inanca dönüştürür.

Büyücülük Folkloru Üzerine Son Değerlendirme

Özetle, büyücülük folkloru; büyü mağdurlarının ve büyü yaptıranların profillerinden,
büyüye inanma sürecindeki tetikleyici faktörlere kadar geniş bir halkbilimsel alanı
kapsar.

Saha araştırmaları, bu inancın rastgele değil, tıbbi belirsizlik, ilişkisel kriz
ve sosyal teyidin bir araya gelmesiyle şekillendiğini ortaya koymaktadır. Bu bulgular
kesin bir sonuca bağlanmış değildir; tam tersine, halkbilimi ve din sosyolojisi 
alanında hâlâ araştırılmaya devam eden canlı bir konudur.

Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu’nun kırk yılı aşan saha gözlemlerine dayanan [“Türkiye’de Medyum Olmak”](https://zeyneleroglu.com/medyum-olmak/turkiyede-medyum-olmak/)
adlı eserinde de, halkın büyücülük folkloruna dair benzer gözlemler okuyucularla
paylaşılmaktadır. Günümüzde ise internet ve modernleşmeye rağmen büyücülük folklorunun
varlığını sürdürmesi, onun kültürel bir “direnç sistemi” olarak Türk halk kültüründe
işlev görmeye devam ettiğini göstermektedir.

Okuyucu için düşünmeye değer bir soru şudur: Büyüye başvuran kişilerin çoğunlukla
kadın olması ve genellikle evlilik ya da aile içi sorunlarla ilişkilendirilmesi,
toplumsal cinsiyet rollerinin ve kadınların yaşadığı kontrol kaybının bir yansıması
mı, yoksa yalnızca kültürel bir tesadüf müdür?

Bu makalede aktarılan saha bulguları herhangi bir büyü pratiğinin gerçek etkinliğine
dair bir iddia içermemekte, yalnızca toplumsal bir inanç ve davranış örüntüsünü 
betimlemektedir. Büyücülük folkloru, bu haliyle hem geçmişin hem de günümüzün Anadolu
toplumunu anlamak için değerli bir pencere sunmaya devam etmektedir.

Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte, büyü ve medyumluk
pratiklerinin de yeni mecralara taşındığı, ancak bu değişimin altında yatan psikososyal
ihtiyaçların çoğu zaman aynı kaldığı görülmektedir.

⚠️ Yasal Bilgilendirme:
Bu kitap ve sitedeki tüm içerikler; 677 Sayılı Kanun, TCK
158/1-a ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a uygun şekilde, yalnızca
kültürel araştırma, tarihsel inceleme ve bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. 
Hiçbir içerik hizmet vaadi, kesin sonuç veya yanıltıcı reklam niteliği taşımaz.

Bu konuya ilişkin daha fazla tarihsel araştırma ve kaynak için [İletişim ](https://zeyneleroglu.com/iletisim/)
Sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Konuyla ilgili video anlatımlar ve içerikler resmi
[YouTube ](https://www.youtube.com/@ZeynelErogluTV)kanalında da yer almaktadır.

![Türkiye'de Medyum Olmak](https://zeyneleroglu.com/wp-content/uploads/2026/06/kitap-
ust-uste.png "Büyücülük Folkloru Nedir? Mağdur, Fail ve İnanç Süreci 3")

**Türkiye'de Medyum Olmak**

40 yılı aşkın deneyimin süzüldüğü, medyumluğun tarihini ve gerçeklerini anlatan 
kapsamlı bir araştırma kitabı.

[Kitabı İncele](https://zeyneleroglu.com/turkiyede-medyum-olmak-satin-al/)

![Zeynel Eroğlu](https://zeyneleroglu.com/wp-content/uploads/2026/07/zeynel-eroglu-
sertifikalar.jpg)

**[Zeynel Eroğlu](https://zeyneleroglu.com/kurumsal/zeynel-eroglu-kimdir/)**

Zeynel Eroğlu, 40 yılı aşkın deneyimiyle metafizik, kadim öğretiler ve kültürel 
inançlar üzerine derinlemesine çalışmalar yürüten bir yazar ve araştırmacıdır. Geleneksel
bilgi mirasını günümüz anlayışıyla harmanlayarak çalışmalarına devam etmektedir.
