# Sihir ve Büyü Farkı Nedir? İslami Hükmü

- Bağlantı: https://zeyneleroglu.com/buyuler/sihir-ve-buyu-farki/
- Yayımlanma: 2026-09-10T22:17:45+03:00
- Yazar: Zeynel Eroğlu

**Sihir ve büyü farkı islami** açıdan nasıl değerlendirilir sorusunun kısa cevabı
şudur: TDV İslam Ansiklopedisi’ne göre bu iki kelime Türkçede günlük dilde eş anlamlı
kullanılsa da, akademik açıdan sihir kavramı büyüden daha kapsamlı bir şemsiye terimdir.

Sihir; el çabukluğu, illüzyon ve göz boyama gibi teknikleri de içine alırken, büyü
daha çok ruhlardan veya cinlerden yardım alma iddiasına dayanan dar bir kategoridir.
İslam dini bu iki kavramla uğraşmayı büyük günahlar arasında saymış ve kesin bir
dille yasaklamıştır; Hz. Peygamber sihri yedi büyük günahtan biri olarak nitelemiştir.
Sihir ve Büyü Farkı Nedir? Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmî fetvasına göre, büyüye
maruz kaldığını düşünen kişilerin cinci ve üfürükçülere değil, dua ve Kur’an okumaya,
gerektiğinde de bir doktor veya psikiyatri uzmanına başvurması tavsiye edilmektedir.
Kur’an-ı Kerim’de Hz. Süleyman’ın hükümranlığının sihir sayesinde olduğuna dair 
iddialar açıkça reddedilirken, hadis kaynaklarında Hz. Peygamber’in bizzat büyülendiğine
dair meşhur bir rivayet de yer almaktadır.Bu yazıda sihir ve büyü kavramlarının 
tanımını, aralarındaki farkı, İslami hükmünü ve dini kaynakların önerdiği korunma
yöntemlerini TDV İslam Ansiklopedisi, Kur’an ve Diyanet Fetva Kurulu kaynaklarına
dayanarak ele alıyoruz.

## Sihir ve Büyü Kavramları Arasındaki Fark Nedir?

Sihir ve büyü kelimeleri Türkçede günlük konuşmada sıklıkla birbirinin yerine kullanılır.
TDV İslam Ansiklopedisi’nin “Sihir” maddesine göre ise bu iki kelime akademik açıdan
tam olarak eş anlamlı değildir; Türkçede sihir karşılığında büyü kelimesi kullanılmakla
birlikte, el çabukluğu ve illüzyon gibi teknikleri de içine alan sihrin büyüden 
daha kapsamlı olduğu belirtilmektedir.
Aynı ansiklopedinin “Büyü” maddesine göre,
Türkçede büyücü ile sihirbaz kelimeleri de aynı anlama gelmemektedir. Sihirbazlık
el çabukluğu ve göz boyamaya dayanırken, büyücülük ruhlardan veya cinlerden yardım
almayı iddia eder; bu ayrım, konunun [Büyü Nedir? Tarihi, Türleri ve Sembolleri Rehberi](https://zeyneleroglu.com/buyuler/buyu-nedir/)
başlıklı yazımızda ele alınan tarihsel sınıflandırmayla da örtüşür.İlginç bir etimolojik
not olarak, eski Türk dilinde büyü kelimesi “bügi, bügü” şeklinde yazılır ve “sihirbaz,
din adamı” anlamına gelirdi. Daha sonra bu kelime, “akıllı” anlamına gelen “bilge”
ile anlamdaş hâle gelmiştir; bu da kelimenin zaman içinde ne denli farklı bir anlam
kazandığını göstermektedir.Bu kavramsal fark, ilerleyen bölümlerde ele alınacak 
dini hükmün doğru anlaşılması için önemli bir zemin oluşturmaktadır.

📖 Türkiye'de Medyum Olmak kitabımızı satın almak ister misiniz?[Satın Al](https://zeyneleroglu.com/magaza/)

### İslam Dini Sihir ve Büyüyü Nasıl Değerlendirir?

Sihir ve Büyü Farkı Nedir? Kur’an-ı Kerim’de sihir kavramı birkaç farklı açıdan 
ele alınmıştır. Hz. Süleyman’ın hükümranlığının sihir sayesinde olduğuna dair iddialar
Kur’an’da açıkça reddedilmektedir (Bakara, 2/102). Düğümlere üfleyerek büyü yapanların
şerrinden Allah’a sığınılması istenmektedir (Felak, 113/4).
Allah’ın izni olmadıkça
büyünün herhangi bir etkisinin olamayacağı, konuyla ilgili bilimsel-ansiklopedik
kaynaklarda da vurgulanmaktadır (Kaynak: TÜBİTAK Bilim Genç Ansiklopedisi, “Büyü(
İslâm’da)”).Hz. Peygamber, sihir yapmayı yedi büyük günah arasında saymıştır (Buhârî,
Vesâyâ, 23; Müslim, İmân, 145). Konuya ilgi duyan okuyucular, sitemizdeki [Havas İlmi ile Büyü Arasındaki Fark](https://zeyneleroglu.com/havas-ilmi/havas-ilmi-buyu-farki/)
yazısına da göz atabilir; bu yazı klasik kaynaklardaki gizli ilimler sınıflandırmasını
ayrıntılı olarak ele almaktadır.Bu dört Kur’ani ve hadis temelli referans, İslam’ın
sihir konusundaki tavrının rastgele değil, sistematik bir hüküm bütünü olduğunu 
göstermektedir.Klasik İslam hukuku kaynaklarında bu hüküm; büyü yapan, yaptıran 
ve büyücüye inanarak ondan medet uman kişilerin tamamını kapsayacak şekilde geniş
yorumlanmıştır. Bu geniş yorum, konunun yalnızca “işlemi yapan” kişiyle sınırlı 
kalmadığını, talep eden tarafı da içine aldığını göstermektedir.

![Sihir ve büyü farkı islami hükmünü gösteren akademik el yazması görseli](https://
zeyneleroglu.com/wp-content/uploads/2026/09/ai_6aa186cb9d7cb0.27294235.png "Sihir
ve Büyü Farkı Nedir? İslami Hükmü 1")

Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Kurulu’nun resmî değerlendirmesine göre, İslam dini
sihirle uğraşmayı büyük günahlar arasında sayarak kesin bir dille yasaklamıştır.

Bazı İslam alimleri, büyünün gerçekliği bulunmayan bir aldatmaca ve safsata olduğu
gerekçesiyle reddetmiştir; bu görüşe göre büyücülerin “her şeyi bildiği” ya da “
başaramayacakları bir şeyin olmadığı” yönündeki inanışlar tevhid akîdesiyle bağdaşmamaktadır.
Bu çerçeve, büyücülük iddialarının dini açıdan da sorgulanması gerektiğini ortaya
koymaktadır. Nitekim tarihsel olarak pek çok İslam alimi, büyü iddiasıyla para kazanan
kişileri sahtekârlıkla itham etmiş ve halkı bu konuda uyarmıştır.

## Hz. Peygamber’in Büyüye Maruz Kalması ve Korunma Yöntemleri Nedir?

Sihir ve Büyü Farkı Nedir? Bu bölümde, İslam tarihinin en bilinen büyü vakası olan
Lebid bin Asam olayı ve dini kaynakların önerdiği korunma yöntemleri ele alınmaktadır.

![Türkiye'de Medyum Olmak](https://zeyneleroglu.com/wp-content/uploads/2026/06/kitap-
ust-uste.png "Sihir ve Büyü Farkı Nedir? İslami Hükmü 2")

**Türkiye'de Medyum Olmak**

40 yılı aşkın deneyimin süzüldüğü, medyumluğun tarihini ve gerçeklerini anlatan 
kapsamlı bir araştırma kitabı.

[Kitabı İncele](https://zeyneleroglu.com/turkiyede-medyum-olmak-satin-al/)

### Lebid Bin Asam Olayı Ne Anlatır?

Kaynağa göre hadis kaynaklarında yer alan meşhur bir rivayete göre, Hz. Peygamber’in
Medineli bir kişi tarafından büyülendiği aktarılır (Buhârî, Tıb, 47; Müslim, Selâm,
43).
Bu rivayete göre büyü bir tarak, tarakla dökülen saçlar ve bir hurma kabuğu
içine gizlenmiş; bir kuyuya atılmıştır. Hz. Peygamber’in bu durumdan Allah’ın bildirmesiyle
haberdar olduğu ve büyünün bulunup imha edildiği aktarılır.İslam ilahiyatçılarının
bir kısmı bu rivayetin sıhhatini tartışsa da, çoğunluk bu olayı hadis literatüründe
kabul edilmiş bir vaka olarak değerlendirir. Bu olay, peygamberlik makamının bile
büyü iddialarından tamamen muaf tutulmadığı, ancak ilahi korumanın her zaman devrede
olduğu şeklinde yorumlanır.

#### Önemli Bir Dini Uyarı: Üfürükçülerden Kaçınma Tavsiyesi

Konunun en kritik noktalarından biri, dini kaynakların büyüye maruz kaldığını düşünen
kişilere verdiği açık tavsiyedir. Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Kurulu’nun resmî
fetvasına göre, sihre maruz kaldığını düşünen bir kişi, dua ve Kur’an okuma gibi
geleneksel korunma yöntemleriyle yetinmeli; cinci ve üfürükçülerin tuzağına düşmemelidir.

Aynı fetva, kendisine büyü yapıldığını düşünen ve ruhsal sıkıntı yaşayan kişilerin
bir doktor veya psikiyatri uzmanına başvurmasının uygun olacağını da özellikle belirtmektedir.

##### Felak ve Nas Sureleri Neden Önemlidir?

Kaynağa göre Kur’an’ın son iki suresi olan Felak ve Nas, geleneksel olarak “Muavvizeteyn”(
sığınma sureleri) adıyla anılır. Felak Suresi’nde açıkça “düğümlere üfleyenlerin
şerrinden” Allah’a sığınılması istenir (Felak, 113/4).
Bu dini tavsiye, hem manevi
hem de tıbbi boyutu bir arada ele alan dengeli bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

#### Anadolu Halk İnancında Büyüden Korunma Nasıl Yorumlanır?

Anadolu halk kültüründe büyüden korunma arayışı, dini metinlerle iç içe geçmiş pek
çok sözlü gelenekte de izini bırakmıştır. Araştırmacılara göre “kırk bir buçuk maşallah”,“
şeytan kulağına kurşun” gibi kalıp sözler, toplumun olumsuz bir etkiden korunma 
isteğini günlük dile taşıyan örneklerdir.
Bu halk anlatıları, dini metinlerdeki 
Felak ve Nas surelerinin okunması tavsiyesiyle aynı işlevi görmez; ikisi ayrı bilgi
geleneklerine aittir ve birbirine karıştırılmamalıdır. Halk inanışları kültürel 
bir aktarım, dini tavsiyeler ise doğrudan Kur’an ve hadis kaynaklı bir çerçevedir.
Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu’nun saha gözlemlerine göre, Anadolu’nun farklı bölgelerinde
bu iki bilgi katmanı zaman zaman iç içe anlatılsa da, dini kaynaklar bu ayrımı her
zaman net bir şekilde korumuştur; büyüden korunma konusunda temel referans daima
dua ve Kur’an okumak olmuştur, cinci veya üfürükçü gibi aracılar değil.

![Sihir büyü farkı islami hükmünde korunma yöntemi olarak Felak ve Nas surelerini
gösteren görsel](https://zeyneleroglu.com/wp-content/uploads/2026/09/ai_6aa186f8bc71e8.80231269.
png "Sihir ve Büyü Farkı Nedir? İslami Hükmü 3")

#### Konuyla İlgili Öne Çıkan Kavramlar

– **Muavvizeteyn:** Felak ve Nas surelerinin, kötülüklerden ve büyüden korunma amacıyla
okunması nedeniyle aldığı ortak isim.
– **Lebid Bin Asam Olayı:** Hz. Peygamber’in
büyülendiğine dair hadis kaynaklarında yer alan meşhur rivayet.– **Bügi/Bügü:** 
Eski Türk dilinde “sihirbaz, din adamı” anlamına gelen ve zamanla “bilge” kelimesiyle
anlamdaş hâle gelen kök kelime.

##### İbnü’n-Nedîm’in Gizli İlimler Sınıflandırması Neyi Gösterir?

10. yüzyılda yaşamış Bağdatlı bibliyografyacı İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist adlı eserinde
gizli ilimleri tek bir başlık altında toplamaz; azîm, sihir, şa’beze, nîrâncât, 
hiyel ve tılsım gibi ayrı kategoriler altında sınıflandırır.
Bu klasik tasnif, sihir
ve büyü kavramlarının Türkçedeki günlük kullanımdan çok daha ayrıntılı bir kavram
haritasına karşılık geldiğini gösterir; her kategori farklı bir yöntem ve iddia 
setine dayanır.Araştırmacılara göre bu tür klasik sınıflandırmalar, günümüzde “büyü”
başlığı altında toplanan pek çok farklı pratiğin, İslam ilim geleneğinde aslında
birbirinden ayrı ele alındığını ortaya koymaktadır.Bu ayrıntılı tasnif aynı zamanda,“
sihir büyü farkı islami” açıdan tartışılırken neden tek bir cümleyle geçiştirilemeyecek
kadar katmanlı bir konu olduğunu da açıklar; her kategori, kendi dönemi içinde ayrı
bir dini ve toplumsal tartışma konusu olmuştur.

#### Bu Durumun 3 Temel Nedeni

**İslam’ın sihir ve büyüyü bu denli kesin bir dille yasaklamasının 3 temel nedeni
şunlardır:**
1. Büyücülüğün, Allah’tan başka bir gücün etkili olabileceği iddiasına
dayanması ve bu nedenle tevhid inancına aykırı görülmesi.2. Kur’an’ın, büyünün etkisinin
de ancak Allah’ın izniyle gerçekleşebileceğini açıkça belirtmesi.3. Bu inancın tarih
boyunca istismar edilerek maddi çıkar sağlamak için kullanılmış olması.

| Kavram | Kapsamı | Dayandığı İddia | İslami Hüküm | 
| **Sihir** | Şemsiye terim; el çabukluğu, illüzyon ve büyüyü de kapsar | Geniş, çok yöntemli bir uygulamalar bütünü | Büyük günah, kesin yasak | 
| **Büyü** | Sihrin dar bir alt kategorisi | Ruhlardan veya cinlerden yardım alma iddiası | Büyük günah, kesin yasak | 
| **Sihirbazlık** | Gösteri sanatı, el çabukluğu | Teknik beceri, göz boyama (illüzyon) | Dini hüküm konusu değildir |

> “Ve düğümlere üfleyen (büyücü kadın)ların şerrinden.” — Kur’an-ı Kerim, Felak 
> Sûresi (113), 4. Âyet Meali

Bu ayet, İslam geleneğinde büyüden korunmanın Kur’an’a dayanan en temel referans
noktalarından biri olarak kabul edilir; Felak ve Nas surelerinin “Muavvizeteyn” 
olarak anılması da bu ayetle doğrudan ilişkilidir.

##### Sihir ve Büyü Farkı Hakkında Kaynakça ve Daha Fazla Bilgi

Sihir ve büyü kavramlarının akademik tanımı, TDV İslam Ansiklopedisi’nin “Sihir”
ve “Büyü” maddelerinde ayrıntılı olarak ele alınmaktadır ([islamansiklopedisi.org.tr/sihir](https://islamansiklopedisi.org.tr/sihir),
[islamansiklopedisi.org.tr/buyu](https://islamansiklopedisi.org.tr/buyu)).
Konunun
resmî dini hükmü, Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Kurulu’nun ilgili fetvasında açıklanmaktadır(
[kurul.diyanet.gov.tr](https://kurul.diyanet.gov.tr/tr/fetva/sihir-veya-buyu-yapmanin-ve-yaptirmanin-dini-hukmu-nedir/efd1d153-e51e-4c25-08b3-08dd1c135351));
bu fetva, büyüye maruz kalındığında izlenmesi gereken yolu da ayrıntılı biçimde 
açıklamaktadır.Büyünün ancak Allah’ın izniyle bir etki taşıyabileceği yönündeki 
değerlendirme, TÜBİTAK Bilim Genç Ansiklopedisi’nin “Büyü (İslâm’da)” maddesinde
de ele alınmaktadır ([ansiklopedi.tubitak.gov.tr](https://ansiklopedi.tubitak.gov.tr/ansiklopedi/buyu_islamda)).
Konuya ilgi duyan okuyucular, sitemizdeki [Havas İlmi ile Büyü Arasındaki Fark](https://zeyneleroglu.com/havas-ilmi/havas-ilmi-buyu-farki/)
yazısına da göz atabilir.

Hz. Peygamber’in sihir hakkındaki hadisleri, klasik hadis literatürünün iki temel
kaynağı olan Buhârî’nin Sahîh’i ve Müslim’in Sahîh’i içinde yer almaktadır; bu iki
eser, İslam ilim geleneğinde birincil kaynak kabul edilir.
Gizli ilimlerin klasik
dönemdeki sınıflandırması için ise İbnü’n-Nedîm’in 10. yüzyılda kaleme aldığı el-
Fihrist adlı bibliyografik eser, tarihçiler tarafından hâlâ temel bir başvuru kaynağı
olarak kabul edilmektedir.Bu dört farklı kaynak türü (ansiklopedik, resmî dini kurum,
bilimsel kurum ve klasik hadis/bibliyografya literatürü) birlikte değerlendirildiğinde,
okuyucu konuya hem akademik hem de dini açıdan çok yönlü bir bakış edinebilir.

---

##### Sık Sorulan Sorular

###### Sihir ile büyü aynı şey midir?

TDV İslam Ansiklopedisi’ne göre Türkçede eş anlamlı kullanılsalar da, akademik açıdan
sihir kavramı el çabukluğu ve illüzyon gibi teknikleri de kapsayan daha geniş bir
kavramdır.

###### İslam’da büyü yapmanın hükmü nedir?

Diyanet’in resmî fetvasına göre İslam dini sihir ve büyüyle uğraşmayı büyük günahlar
arasında sayarak kesin bir dille yasaklamıştır.

###### Büyüye maruz kaldığını düşünen biri ne yapmalıdır?

Dini kaynaklara göre kişi, cinci ve üfürükçülere başvurmak yerine dua ve Kur’an 
okumayla yetinmeli, ruhsal sıkıntı varsa bir doktor veya psikiyatri uzmanına başvurmalıdır.

###### Hz. Peygamber gerçekten büyülenmiş midir?

Hadis kaynaklarında yer alan bir rivayete göre evet; ancak bu durum ilahi bilgilendirme
sayesinde fark edilmiş ve büyü etkisiz hale getirilmiştir.

###### Sihir ve Büyü Farkı Üzerine Son Değerlendirme

**Özetle,** sihir ve büyü kavramları, İslam ilim tarihinde dikkatle tanımlanmış 
ve net bir dini hükme bağlanmış konulardır. TDV İslam Ansiklopedisi’nin akademik
tanımları bu iki kavram arasındaki nüansları ortaya koyarken, Kur’an-ı Kerim ve 
hadis kaynakları büyüyle uğraşmanın büyük bir günah olduğunu açıkça belirtmektedir.
**
En önemli çıkarım şudur:** Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmî tavsiyesi, bu konunun
yalnızca dini bir mesele olmadığını, aynı zamanda kişilerin cinci ve üfürükçülerin
istismarına karşı korunması gerektiğini de vurgulamaktadır.Lebid bin Asam olayı,
İslam tarihinde büyünün en yüksek makam için dahi bir tehdit olarak algılandığını,
ancak Felak ve Nas sureleri gibi manevi korunma araçlarının da her zaman mevcut 
olduğunu gösteren önemli bir örnektir. Ruhsal sıkıntı yaşayan kişilere doktor veya
psikiyatri uzmanına başvurmanın önerilmesi, dini otoritelerin bu konuda ne denli
dengeli bir yaklaşım benimsediğini göstermektedir; bu denge, manevi korunma ile 
tıbbi desteğin birbirini dışlamadığını, aksine tamamladığını ortaya koymaktadır.
Konuyu daha geniş bir çerçevede incelemek isteyen okuyucular, sitemizin [Büyü Nedir? Tarihi, Türleri ve Sembolleri Rehberi](https://zeyneleroglu.com/buyuler/buyu-nedir/)
yazısına ve [Büyüler](https://zeyneleroglu.com/buyuler/) kategorisindeki diğer incelemelere
göz atabilir. Kavramların gizli ilimler içindeki yerini merak edenler için [Havas İlmi ile Büyü Arasındaki Fark](https://zeyneleroglu.com/havas-ilmi/havas-ilmi-buyu-farki/)
yazısı, konuyu klasik kaynaklar üzerinden ayrıca derinleştirir; büyüye maruz kalma
hissiyle karışabilecek manevi baskı algıları için ise [Cin Musallatı Nedir?](https://zeyneleroglu.com/cinler/cin-musallati-nedir/)
ve [Cin ve Peri Nedir?](https://zeyneleroglu.com/cinler/cin-ve-peri-nedir/) yazıları
okuyucuya tamamlayıcı bir bakış sunabilir.Bu konuyu daha derinlemesine araştırmak
isteyenler için, Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu’nun kırk yılı aşan saha gözlemine
dayanan [“Türkiye’de Medyum Olmak”](https://zeyneleroglu.com/medyum-olmak/turkiyede-medyum-olmak/)
adlı eseri, sihir, büyü ve İslami hükümlere dair gözlem ve bulguları bir okuma önerisi
olarak sunmaktadır.Sonuç olarak sihir ve büyü, İslam’da kesin bir dille yasaklanmış
ve istismara son derece açık olduğu için uzak durulması tavsiye edilen konulardır.
Okuyucunun bu makaleden çıkarması gereken temel mesaj; büyüye inanmanın ya da inanmamanın
ötesinde, bu konuda istismara karşı bilinçli ve temkinli olmanın önemidir.Her okuyucunun
kültürel geçmişi, dini bilgisi ve kişisel deneyimi farklı olduğundan, bu tür konularda
standart ya da kesin bir yargıya varmak yerine güvenilir akademik ve dini kaynaklara
başvurmak her zaman daha sağlıklı bir yoldur. Bu yazı yalnızca dini ve kültürel 
bir bilgilendirme amacı taşımaktadır; hiçbir içerik hizmet vaadi veya yanıltıcı 
reklam niteliği içermez.

⚠️ Yasal Bilgilendirme:
Bu kitap ve sitedeki tüm içerikler; 677 Sayılı Kanun, TCK
158/1-a ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a uygun şekilde, yalnızca
kültürel araştırma, tarihsel inceleme ve bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. 
Hiçbir içerik hizmet vaadi, kesin sonuç veya yanıltıcı reklam niteliği taşımaz.

Bu konuya ilişkin daha fazla tarihsel araştırma ve kaynak için [İletişim ](https://zeyneleroglu.com/iletisim/)
Sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Konuyla ilgili video anlatımlar ve içerikler resmi
[YouTube ](https://www.youtube.com/@ZeynelErogluTV)kanalında da yer almaktadır.

![Zeynel Eroğlu](https://zeyneleroglu.com/wp-content/uploads/2026/07/zeynel-eroglu-
sertifikalar.jpg)

**[Zeynel Eroğlu](https://zeyneleroglu.com/kurumsal/zeynel-eroglu-kimdir/)**

Zeynel Eroğlu, 40 yılı aşkın deneyimiyle metafizik, kadim öğretiler ve kültürel 
inançlar üzerine derinlemesine çalışmalar yürüten bir yazar ve araştırmacıdır. Geleneksel
bilgi mirasını günümüz anlayışıyla harmanlayarak çalışmalarına devam etmektedir.
