Semboller ve Kavramlar


Kadim Bilgiler Yolculuğu Burada Başlıyor
Yeni araştırmalar, kültürel incelemeler ve güncel yazılardan haberdar olmak için e-posta listesine katılabilirsiniz.
Remil Falı nedir? TDV İslam Ansiklopedisi’ne göre remil, sözlükte “kumlu arazi” anlamına gelen Arapça “reml” kökünden gelir ve terim olarak kaybolan bir şeyin yerini bulmak ya da merak edilen bir işin sonucunu öğrenmek amacıyla kum üzerine çizilen noktalar ve çizgilerle bakılan bir fal türünü ifade eder.
Tarihsel açıdan bakıldığında bu yöntem, Latinceye 12. yüzyılda İspanya’da Arapçadan yapılan çevirilerle “geomantia” adıyla girmiş ve Batı dillerine buradan yayılmıştır.
Araştırmacılara göre remil, Batlamyus astrolojisindeki on iki burç ve dört unsura kıyasla sekizi uğurlu sekizi uğursuz sayılan on altı şekilden oluşan bir sisteme dönüşmüştür. Ebulmuammer Fuad’a ait “Mükemmel Remil” adlı eserin tahkikli neşrinde aktarıldığına göre Osmanlının son döneminde bir remil kitabı kaleme alan memur Nazmî, görevinden çıkarılınca yeni bir memuriyet alıp alamayacağını öğrenmek için defalarca fal bakıcılarına başvurmuştur.
Remil Falı Nedir açısından, En önemli çıkarım şudur: remil, yüzyıllar boyunca sarayından sokağına Osmanlı toplumunun geleceğe dair belirsizlikle baş etme biçimlerinden biri olmuş, ancak Cumhuriyet’in ilanından sonra 1925’te 677 sayılı Kanun’la resmen yasaklanmıştır.
Bu durumun 3 temel nedeni; kaybolan bir eşyayı ya da meçhul bir sonucu öğrenme arzusunun evrensel insani bir ihtiyaç olması, remilin İslam dünyasında astrolojiyle iç içe geçmiş saygın bir “ilim” statüsü kazanması ve Cumhuriyet döneminde bu tür pratiklerin laik devlet düzeniyle bağdaşmaz görülmesidir. Özetle, bu yazıda remilin tarihsel kökenini, Osmanlı toplumundaki yerini ve modern dönemde neden yasaklandığını ele alıyoruz.
TDV İslam Ansiklopedisi’nin “Remil” maddesine göre bu terim, Arapça “kumlu arazi” anlamındaki “reml” kelimesinden türemiştir ve İslam dünyasında kum, toprak ya da kâğıt üzerine çizilen noktalarla geleceğe veya bilinmeyene dair bilgi edinmeyi amaçlayan bir fal yöntemini ifade eder (TDV İslam Ansiklopedisi – Remil).
Bu gelenek, sitemizin fallar kategorisinde yer alan diğer kehanet yöntemleriyle aynı kültürel köke, yani bilinmeyeni öğrenme arzusuna dayanır.
Wikipedia’nın “Geomancy” maddesine göre bu pratik, Batı dillerinde kullanılan “geomancy” (İngilizce) veya “géomancie” (Fransızca) adını, 12. yüzyılda İspanya’da Arapçadan yapılan çevirilerle Latinceye giren “geomantia” kelimesinden almıştır (Wikipedia – Geomancy).
Kaynağa göre remil, zamanla yalnızca kum üzerine değil kâğıt ya da tahta üzerine de uygulanır olmuş, ancak adı değişmemiştir.

Araştırmacılara göre remil, Araplar arasında yaygın bir kehanet biçimi olarak ortaya çıkmış, sonraki dönemde diğer kültürlere de yayılarak on altı şekilli bir sisteme dönüşmüştür; bu şekillerin sekizi uğurlu sekizi uğursuz kabul edilir ve düzenleniş biçimi Batlamyus astrolojisindeki on iki burç ile dört unsura (ateş, su, toprak, hava) kıyasla kurgulanmıştır.
Kaynağa göre remil, birçok kültürde şamanik geleneklerin bir parçası olarak da doğmuş; kâhinler ve falcılar toprak ve doğa unsurları aracılığıyla geleceği okumaya çalışmışlardır.
“Mükemmel Remil” adlı eserin tahkikli neşrinde aktarıldığına göre tarih boyunca pek çok hükümdar, geleceğe dair kararlarında müneccim ve kâhinlere danışmıştır; eserde bu geleneğin evrenselliğine örnek olarak Avrupa saraylarındaki müneccim-hükümdar ilişkileri de anılır. Kaynağa göre benzer bir ilgi Osmanlı sarayında da müneccimbaşılık kurumu üzerinden kurumsallaşmış, saray astrologları önemli devlet işlerinde uğurlu vakti belirlemekle görevlendirilmiştir.
Remil Falı Nedir sorusuna cevaben, Araştırmacı Hulusi Eren’in DergiPark’ta yayımlanan akademik makalesine göre remil yalnızca saray çevresiyle sınırlı kalmamış, Osmanlı toplumunun geniş kesimlerine de yayılmıştır (DergiPark – Eren, 2021).
Eren’in makalesinde aktarılan bir örnek, bu yaygınlığı çarpıcı biçimde gözler önüne serer: Osmanlının son döneminde bir remil kitabı kaleme alan memur Nazmî, görev yerinden çıkarılınca “bir me’mûriyet alabilecek miyim, alamayacak mıyım” sorusunun cevabını öğrenmek için İstanbul, Galata, Üsküdar ve Boğaziçi’ndeki sayısız fal bakıcısına başvurduğunu, kimi zaman sırasının gelmesini beklemek için kapıya adını bile yazdırdığını anlatır (Eren, 2021: 115).
Kaynağa göre Osmanlı toplumunda şiirin yaygınlığı göz önüne alındığında, bazı şairlerin de remmâl olması dikkat çekicidir; bu durum, toplumun geleceği bilme iddiasındaki kişilere duyduğu ilgiyi bir kez daha gösterir.
Ancak Cumhuriyet’in ilanından sonra bu tabloda köklü bir değişiklik yaşanmıştır. Resmi kayıtlara göre 30 Kasım 1925 tarihinde kabul edilen ve 13 Aralık 1925’te Resmî Gazete’de yayımlanan 677 sayılı Kanun, tekke ve zaviyelerin kapatılmasının yanı sıra “falcılık, büyücülük, üfürükçülük ve gaipten haber vermek” gibi unvan ve meslekleri de resmen yasaklamıştır (mevzuat.gov.tr – 677 Sayılı Kanun).
Remil Falı Nedir? Günümüzde ise remil, hukuken yasak bir meslek unvanı olmaktan çıkıp yalnızca tarih, folklor ve dinler tarihi araştırmacılarının akademik ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. Kaynağa göre bugün elde kalan remilname ve remil kitapları, dönemin insanının bilinmeyen karşısındaki arayışını belgeleyen kültürel miras niteliğindedir; bu miras, sitemizin astroloji kategorisinde ele alınan ilm-i nücûm geleneğiyle de yakından ilişkilidir.

Remil İlminin Temel Özellikleri
Kökeni: Arapça “reml” (kumlu arazi) kelimesinden gelir
Yöntemi: Kum, kâğıt veya tahta üzerine çizilen nokta ve çizgilerle uygulanır
Şekil sayısı: Sekizi uğurlu, sekizi uğursuz kabul edilen on altı şekil
Osmanlı’daki yeri: Saray müneccimbaşılığından halk arasındaki fal bakıcılığına uzanır
Yasal durumu: 1925’te 677 sayılı Kanun’la resmen yasaklanmıştır
Bu durumun 3 temel nedeni şunlardır:
“Bir me’mûriyet alabilecek miyim, alamayacak mıyım diye yavaş yavaş tekrar bakıcılara müracaat etmeğe başladım.” — Memur Nazmî’nin remil kitabında aktarılan anısı (Eren, 2021: 115)
TDV İslam Ansiklopedisi’ne göre remil, Arapça “kumlu arazi” anlamındaki “reml” kelimesinden türemiştir.
Kaynağa göre sistem, sekizi uğurlu sekizi uğursuz kabul edilen on altı temel şekilden oluşur.
30 Kasım 1925’te kabul edilen 677 sayılı Kanun, tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla birlikte falcılık ve gaipten haber verme gibi meslekleri de yasaklamıştır.
Bu makalede aktarılan tarihsel bilgiler, Ebulmuammer Fuad’a ait “Mükemmel Remil” adlı eserin Volkan Karagözlü tarafından hazırlanan tahkikli neşrinin (Paradigma Akademi Yayınları, 2022) giriş bölümüne dayanmaktadır.
Remil Falı Nedir? Remil kavramının dinî ve tarihsel çerçevesi için TDV İslam Ansiklopedisi’nin “Remil” maddesi kapsamlı bir akademik değerlendirme sunar.
Osmanlı’nın son döneminde remil geleneğinin toplumsal yaygınlığı için Dr. Hulusi Eren’in “Tefe’ül Geleneği Bağlamında Su’âl ve Cevâblı Tefe’ül-nâme Yâhûd Kolay Remiller İsimli Eser Üzerine Bir İnceleme” başlıklı DergiPark makalesi konuyu tamamlayıcı bir akademik kaynaktır.
Geomancy’nin Batı dillerindeki tarihsel gelişimi için Wikipedia – Geomancy maddesi erişilebilir bir kaynaktır.
Fal ve kehanet pratiklerinin 1925’te yasaklanma gerekçesi için 677 sayılı Kanun’un resmi metni incelenebilir.
Remil Falı Nedir? Bu konuya ilgi duyan okuyucular, sitemizdeki Fallar kategorisi altındaki yazılara göz atabilir. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemindeki fal geleneklerine dair daha geniş bir değerlendirme için Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu’nun kırk yılı aşan gözlemlerini içeren “Türkiye’de Medyum Olmak” adlı esere göz atılabilir.
Aynı içerik kümesindeki diğer incelemelerimizden Aşk Büyülerinde Ak Büyü ile Kara Büyü Farkı Nedir?, Rune Taşlarıyla Kehanet Nedir? Kadim Germen Alfabesi, Antik Çağda Aşk Büyüleri: Eros ve Philia Büyüsü Farkı ve Kıyafetname Nedir? Yüzden Karakter Okumanın Tarihi başlıklı yazılarımız da bu konuya ilgi duyan okuyucular için faydalı olabilir.
Özetle, remil; kumlu bir araziden adını alan, İslam dünyasında astrolojiyle iç içe geçerek gelişen ve Osmanlı sarayından sokağına geniş bir toplumsal ilgi gören bir fal yöntemidir. Memur Nazmî’nin kaleme aldığı kişisel anı, bu ilginin yalnızca saray çevresiyle sınırlı kalmadığını, sıradan bir Osmanlı memurunun bile geleceğe dair belirsizlikle bu yolla baş etmeye çalıştığını gözler önüne serer.
Bu makalede aktarılan bilgiler tarihsel bir belge niteliği taşımaktadır; remil yönteminin gerçekten geleceğe veya kayıp bir şeye dair bilgi verdiği iddiasını içermez.
Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu’nun kırk yılı aşan saha gözlemlerine dayanan “Türkiye’de Medyum Olmak” adlı eserinde de, Türkiye’deki fal ve kehanet geleneklerinin tarihsel arka planına dair benzer değerlendirmeler okuyucularla paylaşılmaktadır. Günümüzde ise remil, hukuken yasak bir uygulama olmasına karşın, Osmanlı kültürünü ve okült ilimler tarihini merak eden araştırmacıların ilgisini çekmeye devam ediyor.
⚠️ Yasal Bilgilendirme:
Bu kitap ve sitedeki tüm içerikler; 677 Sayılı Kanun, TCK 158/1-a ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a uygun şekilde, yalnızca kültürel araştırma, tarihsel inceleme ve bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hiçbir içerik hizmet vaadi, kesin sonuç veya yanıltıcı reklam niteliği taşımaz.

40 yılı aşkın deneyimin süzüldüğü, medyumluğun tarihini ve gerçeklerini anlatan kapsamlı bir araştırma kitabı.
Kitabı İncele
Zeynel Eroğlu, 40 yılı aşkın deneyimiyle metafizik, kadim öğretiler ve kültürel inançlar üzerine derinlemesine çalışmalar yürüten bir yazar ve araştırmacıdır. Geleneksel bilgi mirasını günümüz anlayışıyla harmanlayarak çalışmalarına devam etmektedir.