Semboller ve Kavramlar


Kadim Bilgiler Yolculuğu Burada Başlıyor
Yeni araştırmalar, kültürel incelemeler ve güncel yazılardan haberdar olmak için e-posta listesine katılabilirsiniz.
Felek, halk dilinde genellikle kaderin değişken ve bazen acımasız yüzünü ifade etmek için kullanılan, gök kürelerine dayanan eski bir kavramdır.
“Felekten bir gün çalmak” gibi deyimlerde sıkça karşımıza çıkar. Bu yazıda felek kavramının kökenini ve günlük kullanımdaki anlamını ele alıyoruz.
Çarkıfelekten Kadere Uzanan Kadim İnanış
Felek nedir diye hiç düşündünüz mü?
“Kahpe felek” deriz, “feleğin sillesini yedim” deriz.
Zor günlerden geçen biri için “feleğin çemberinden geçmiş” deriz.
Güzel bir gün yaşadığımızda ise “felekten bir gece çaldık” diye güleriz.
Peki kimdir bu felek?
Felek nedir , Türkülerde isyan ettiğimiz, şarkılarda dert yandığımız, atasözlerinde suçladığımız bu görünmez güç nereden gelir?
Cevap, başınızı kaldırdığınızda göreceğiniz yerdedir: gökyüzünde.
Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu, Türkiye’de Medyum Olmak adlı kitabında felek kavramını kadim kaynaklardan günümüz şarkılarına uzanan bir çizgide inceler.
Bu yazıda o izi birlikte süreceğiz.
Gökyüzünden halkın diline, oradan kaderin kendisine uzanan bir kelimenin hikâyesi bu.
Felek; gök, gökyüzü, sema ve her gezegene ait gök tabakası, yani yörünge anlamına gelir.
Çoğulu “eflâk”tır.
Kelime Kur’an-ı Kerim’de iki yerde geçer ve her ikisinde de küre, yörünge anlamında kullanılır.
Yani felek; aslında bir inanç figürü değil, gökyüzünün katmanlarını anlatan bir kavramdır.
Kadim dönemde her yıldıza bir felek adı verilirdi: Zühre feleği, Merih feleği gibi.
Zamanla yıldızların insan kaderine hükmettiği inancı yaygınlaştı.
İşte o noktada felek; gökyüzü olmaktan çıktı, kaderin kendisi haline geldi.
Felek nedir , Araplar bu anlamda feleğe “dehr”, İranlılar ise “çarh” derlerdi.
Bugün dilimizdeki “çarkıfelek” işte o çarhın yadigârıdır.

Kadim inanışa göre gökyüzü, tıpkı bir saray gibi düzenlenmişti.
Bu tasvirde Güneş; feleklerin ve göğün sultanıdır.
Diğer felekler onun çevresinde birer vazife görür: Ay vezirdir, Utarit kâtip, Merih başkumandan, Müşteri kadı, Zühal bekçi, Zühre ise çalgıcıdır.
Yine bu inanışa göre kimi yıldızlar uğurlu, kimi yıldızlar kötücül sayılırdı.
Zeynel Eroğlu, kitabında bu gökyüzü sarayını anlatırken önemli bir noktanın altını çizer:
Bunlar birer kadim inanış ve kültürel tasavvurdur; bugün bize düşen, onları yargılamak değil, anlamaktır.
Felek; belki de halk kültürümüze en derin işlemiş kavramlardan biridir.
“Feleğe küsmek”, “feleği şaşmak”, “feleğin sillesini yemek”, “felekten bir gün çalmak”…
Atalarımız “Felek; kimine kavun yedirir, kimine kelek” demiş.
Şeyh Galip’ten Bâkî’ye, Nef’î’ye kadar divan şairleri feleğe sitem etmiş.
Orhan Gencebay’ın Felekle Sohbet’inden Cem Karaca’nın feleğin çarkına çomak sokan isyanına, Mahzuni Şerif’ten Müslüm Gürses’e kadar türkülerimiz ve şarkılarımız hep felekle dertleşmiştir.
Eroğlu kitabında çarpıcı bir çözümleme yapar: “Felek, çarkın kırılsın, evin yıkılsın” tekerlemesindeki çark, ev ve dal kelimeleri; aslında eski yıldız haritasındaki çarkı, evleri ve dilimleri anlatır.
Yani halkın bedduası bile, farkında olmadan kadim bir gökyüzü bilgisini taşır.
Felek nedir , Felek ve yıldız inancı denince, düzeltilmesi gereken yaygın bir yanılgı vardır.
Halk arasında “Yıldızname Kur’an’dan bakılır” diye bir inanç dolaşır.
Zeynel Eroğlu, meslek hayatı boyunca en çok bu sorunun sorulduğunu anlatır ve kitabında net bir cevap verir:
Yıldızname, Kur’an’dan bakılmaz.
Kur’an-ı Kerim; müminlere rahmet ve şifa olarak indirilmiş kutsal kitaptır; bir astroloji ya da fal kitabı değildir.
Peki bu yanılgı nasıl doğdu?
Eski dönemlerde yıldızname ve burç kitapları Arapça ya da Osmanlıca yazılırdı.
Arap harflerini gören halk, “Hoca Kur’an’dan bakıyor, Kur’an yalan söylemez” diye düşündü.
Bu saf ve samimi inanç; ne yazık ki kötü niyetli kişilerce yüzyıllarca kullanıldı.
İşte bu yüzden bu ayrımı bilmek; yalnızca tarih bilgisi değil, aynı zamanda bir korunma kalkanıdır.
“Felek, hayatın döngüsünün gizemli çarkıdır.” — Zeynel Eroğlu, Türkiye’de Medyum Olmak
Felek; gök, gökyüzü ve her gezegene ait yörünge anlamına gelir; çoğulu eflâktır. Kur’an’da iki yerde, küre ve yörünge anlamında geçer. Yıldızların kadere hükmettiği yönündeki kadim inanış yaygınlaştıkça kelime zamanla kader anlamını da kazanmış; bugün halk dilinde daha çok bu anlamıyla yaşamaktadır.
Bu deyimler; yıldızların insan hayatını etkilediğine inanılan kadim dönemlerin halk diline yansımasıdır. Feleğin çemberi, eski yıldız haritalarındaki çark düzenini çağrıştırır; sitem dolu “kahpe felek” ifadesi ise kaderle hesaplaşmanın halk kültüründeki en yalın halidir. Yani bu sözler; binlerce yıllık bir gökyüzü tasavvurunun günümüze ulaşan mirasıdır.
Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu’nun Türkiye’de Medyum Olmak adlı kitabının “Felekler ve Yıldızlar” bölümü; felek kavramını kelime kökeninden halk kültürüne, divan şiirinden günümüz şarkılarına uzanan geniş bir çerçevede inceler. Kitap ayrıca yıldızname etrafındaki yaygın yanılgıları da araştırmacı bir bakışla ele alır.
Felek; gökyüzünü anlatan bir kelimenin, yüzyıllar içinde kaderin adı haline gelişinin hikâyesidir ve bu hikâye türkülerimizde, deyimlerimizde, atasözlerimizde hâlâ capcanlı yaşamaktadır; bir yanda Güneş’i sultan, Ay’ı vezir bilen kadim bir gökyüzü tasavvuru, diğer yanda feleğe sitem eden Anadolu insanının yüreği vardır ve bu ikisi aslında aynı kadim merakın iki yüzüdür.
Bu sayfada izini sürdüğümüz felek kavramı bize şunu gösterir: insan, kontrol edemediği hayatı anlamlandırmak için hep gökyüzüne bakmıştır ve o bakışın izleri, bugün farkında bile olmadan kullandığımız kelimelerin içinde sessizce yaşamaya devam etmektedir.
Felek kavramının kader ile farkını ve edebiyattaki yerini daha derinlemesine öğrenmek isteyenler için Türkiye’de Medyum Olmak kitabı kapsamlı bir kaynak sunar.
Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu’nun 40 yıllık deneyimine dayanan bu eser, konuyu Türkiye’de bu genişlikte ele alan özgün ve kapsamlı kitaplardan biridir. Felek kavramının kökeni, halk dilindeki kullanımı ve gök kürelerine dayanan anlamı kitapta ayrıntılı olarak incelenmektedir.
⚠️ Yasal Bilgilendirme:
Bu kitap ve sitedeki tüm içerikler; 677 Sayılı Kanun, TCK 158/1-a ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a uygun şekilde, yalnızca kültürel araştırma, tarihsel inceleme ve bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hiçbir içerik hizmet vaadi, kesin sonuç veya yanıltıcı reklam niteliği taşımaz.
Bu konuya ilişkin daha fazla tarihsel araştırma ve kaynak için İletişim Sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Konuyla ilgili video anlatımlar ve içerikler resmi YouTube kanalında da yer almaktadır.

40 yılı aşkın deneyimin süzüldüğü, medyumluğun tarihini ve gerçeklerini anlatan kapsamlı bir araştırma kitabı.
Kitabı İncele
Zeynel Eroğlu, 40 yılı aşkın deneyimiyle metafizik, kadim öğretiler ve kültürel inançlar üzerine derinlemesine çalışmalar yürüten bir yazar ve araştırmacıdır. Geleneksel bilgi mirasını günümüz anlayışıyla harmanlayarak çalışmalarına devam etmektedir.