Semboller ve Kavramlar


Kadim Bilgiler Yolculuğu Burada Başlıyor
Yeni araştırmalar, kültürel incelemeler ve güncel yazılardan haberdar olmak için e-posta listesine katılabilirsiniz.
Şaman adetleri, Orta Asya ve Sibirya kökenli toplumlarda ruhlar dünyasıyla iletişim kurduğuna inanılan şamanların gerçekleştirdiği ritüel ve uygulamaları kapsar.
Davul, trans hali ve doğa ruhlarına yönelik ayinler bu adetlerin önemli parçalarıdır. Bu yazıda şamanik adetleri ve inanç sistemini ele alıyoruz.
Eski Şaman Adetlerinden Günümüze Anadolu Kültürü
Bugün evimizde, köyümüzde ya da mahallemizde “bizim adetimiz böyle” diyerek yaptığımız birçok şeyin kökeni aslında binlerce yıl öncesine, Orta Asya’daki dedelerimizin inançlarına dayanıyor. Farkında olmadan yaşattığımız bu eski şaman adetleri, dinimizin bir parçası değil, Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan çok köklü birer kültür mirasıdır.
Bu yazımızda, günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız ama nereden geldiğini bilmediğimiz bu alışkanlıkları, herkesin tek seferde anlayabileceği en sade dille, birer kültür tarihi parçası olarak masaya yatırıyoruz.
Tahtaya üç kere vurmaktan kurşun dökmeye kadar, bugün hala severek yaptığımız birçok alışkanlık aslında eski Türk inançlarının günümüze kalan tatlı birer hatırasıdır.

Eski Türk topluluklarında gökyüzü, su, toprak ve ağaçlar kutsal kabul edilirdi. Dedelerimiz o dönemlerde doğaya zarar vermemeye, akarsuları kirletmemeye büyük özen gösterir; her canlıda koruyucu bir ruh olduğuna inanırlardı. Zamanla inançlarımız ve yaşam şeklimiz değişse de, doğaya duyulan bu derin saygı ve onun getirdiği alışkanlıklar yok olmadı.
İşte bugün Anadolu’nun dört bir yanındaki köylerde hala titizlikle korunan birçok geleneksel el sanatı, kilim motifi ve günlük ev nizamı, aslında o eski göçebe hayatın ruhunu ve eski şaman adetleri hafızasını içimizde taşımaya devam ettiğimizin en büyük kanıtıdır.
Gelin şimdi hep beraber Şaman Adetleri hakkında “Aaa, bunu biz de yapıyoruz!” diyeceği o meşhur adetlere bakalım. Örneğin, kötü bir söz duyduğumuzda hemen “Şeytan kulağına kurşun” deyip tahtaya üç kere vururuz değil mi? İşte bu hareket, eski şaman adetleri içinde en yaygın olanıdır; eski Türkler ormandaki iyi ruhları çağırmak ve kötü ruhları kaçırmak için ağaç kütüklerine vururlardı.
Ya da birisi askere giderken, gurbete çıkarken arkasından hemen bir kova su dökeriz. Su gibi çabuk gitsin, kazasız belasız geri dönsün isteriz.
Bu da eski Türklerdeki “Su İyeleri” yani su ruhları kutsal sayıldığı için, suyun koruyucu gücüne inanmaktan gelen bir kültür kalıntısıdır. Gördüğümüz gibi, bu hareketlerin hiçbirinin büyüyle, gizemle alakası yoktur; hepsi dedelerimizden bize kalan birer canlı hatıradır.
Bir diğer büyük alışkanlığımız ise ağaç dallarına renkli kumaşlar, yani çaputlar bağlamaktır. Dileğimiz kabul olsun diye türbe bahçelerindeki ağaçlara bağladığımız o kumaşlar, aslında şamanların “Gök Tanrı”ya dileklerini ulaştırmak için doğadaki kutsal ağaçları aracı kılmasından başka bir şey değildir.
Yeni doğan bebeğin yastığına iliştirdiğimiz o mavi nazar boncuğu da gökyüzünün koruyucu rengi olan “Gök Mavisi”nden gelir. Biz bu arşivi kurarken, insanları korkutan yalan yanlış bilgileri değil, işte bu tertemiz ve neşeli halk kültürünü kayıt altına almayı hedefliyoruz.
“Kültür, akan bir nehir gibidir. İnsanlar inançlarını değiştirseler bile, dedelerinden gördükleri eski alışkanlıkları ve adetleri kolay kolay unutmazlar.”
Hayır, kesinlikle zarar vermez. Çünkü bugün Anadolu insanı bu hareketleri dini bir ibadet niyetiyle değil, sadece dededen toruna kalmış birer “halk geleneği” ve toplumsal alışkanlık olarak yapmaktadır. Bizim sitemiz de bu adetleri dini birer kural olarak değil, sadece tarihsel birer “kültür mirası” olarak inceleyip anlatmaktadır.
Şamanizm, eski insanların doğayla, hayvanlarla ve gökyüzüyle uyum içinde yaşamak için geliştirdiği çok eski bir yaşam bilgelenmesidir. İçinde sihri, büyüyü veya insanları kandırmayı barındıran modern medyumculuk oyunlarıyla hiçbir bağı yoktur. Tamamen doğaya saygı duyma esasına dayanır.
Sitemiz, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK 158/1-a) yasakladığı dini duyguların istismar edilmesi veya sahte şifacılık gibi dolandırıcılık işlerine son derece karşıdır. Burada anlatılan hiçbir bilgi bir tedavi, bir seans veya dini bir yönlendirme değildir. Amacımız sadece tarih kitaplarındaki bilgileri Bilal’in ve hepimizin anlayacağı tatlı bir dille sunmaktır.
Orta Asya bozkırlarından çıkıp gelen ve bugün evlerimizin baş köşesinde yaşayan bu tatlı adetlerimizi incelediğimiz yazımız, kültürümüzün ne kadar zengin olduğunu hepimize bir kez daha gösteriyor. Siz de evinizde fark etmeden yaptığınız bu şaman kalıntılarını öğrendikçe, geçmişimizle gurur duyacak ve arşivi takip etmeye keyifle devam edecektir.
Orta Asya ve Sibirya kökenli şamanik ritüelleri ve inanç sistemini daha kapsamlı öğrenmek isteyenler, Araştırmacı Yazar Zeynel Eroğlu’nun 40 yıllık birikimini yansıttığı Türkiye’de Medyum Olmak kitabına başvurabilir.
Bu eser, şamanizm konusunu Türkiye’de bu derinlikte ele alan özgün ve kapsamlı kaynaklardan biridir. Davul, trans hali ve doğa ruhlarına yönelik ayinler gibi unsurlar kitapta zengin örneklerle açıklanmaktadır.
⚠️ Yasal Bilgilendirme:
Bu sitedeki tüm içerikler; 677 Sayılı Kanun, TCK 158/1-a ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a uygun şekilde, yalnızca kültürel araştırma, tarihsel inceleme ve bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hiçbir içerik hizmet vaadi, kesin sonuç veya yanıltıcı reklam niteliği taşımaz. Sitede yer alan tüm yazı ve görsellerin telif hakkı Zeynel Eroğlu’na aittir. İzinsiz kullanımı yasaktır.
Bu konuya ilişkin daha fazla tarihsel araştırma ve kaynak için İletişim Sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Konuyla ilgili video anlatımlar ve içerikler resmi YouTube kanalında da yer almaktadır.

40 yılı aşkın deneyimin süzüldüğü, medyumluğun tarihini ve gerçeklerini anlatan kapsamlı bir araştırma kitabı.
Kitabı İncele
Zeynel Eroğlu, 40 yılı aşkın deneyimiyle metafizik, kadim öğretiler ve kültürel inançlar üzerine derinlemesine çalışmalar yürüten bir yazar ve araştırmacıdır. Geleneksel bilgi mirasını günümüz anlayışıyla harmanlayarak çalışmalarına devam etmektedir.